Gurfani

Asıl adı Durmuş Ali olan Gufrani,1864 yılında Karaman’ın Başkışla Köyünde  doğmuştur. Şairdir. Babasının adı Mehmet Ali, anasının adı Fatma’dır. Sübyan mektebinde ve medresede okumuştur. Hocası kendisine ve öğrencilere yardım etmesi için onu okulda tutmuşsa da o, yeni bilgiler öğrenmek için Karaman’a gelir ve Şimdiki Kale İlkokulunun (Anafartalar İlköğretim Okulunun yanı)  bulunduğu yerdeki Hacı İshak Medresesinde de bir müddet eğitim görmüştür. Saz çalmasını da öğrenen Durmuş Ali, yazdığı şiirleri besteleyerek Gufrani mahlası ile meşhur olmuştur. Saz şairi olarak aruz ve hece ile şiirler yazmıştır. Edebiyatçılar kendisi için “Nükte ile Hicvi birleştirmiş, zeki bir edası vardır. Son zamanlarda yetişen saz şairlerimizden en olgunu olarak gösterilebilir.” Demişlerdir.

Gufrani’nin Zengin ile Fakir kıyaslaması Şiiri:
Zengine yağlı börek çekilir,
Züğürt arpa, darı, yulaf bulamaz.
Zenginin yoluna olurlar tûrap,
Züğürt nereye varsa halleri harap.
Zenginin demi kaynayıp coşar,
Züğürt damarda kan da bulamaz.
Zengin zemheride terler oturur,
Züğürt ağustosta gün de bulamaz.
Zenginin giydiği kundura çorap,
Züğürt ayağına gön de bulamaz.
Zengin helvasını yağda pişirir,
Züğürt helvasına un da bulamaz.
Zenginin urbası dokuz kat olur,
Züğürt bacağına don da bulamaz.
Zenginin kefeni beş kat olur,
Züğürt göynek ile yen de bulamaz.
İSTİKLAL SAVAŞI DESTANI
Elhamdülillah; aliyyül ala
Bu cenge, nusret-i Sübhan yetişti
Yüzyirmidört bin peygamber ile
Din serveri Fahr-i Ekvan yetişti
Sunuf-u evliya kalktı ayağa
Bir hareket geldi yazıya,dağa
Ervah-ı Şüheda soy ile sağa
Can-ı Hüseyn, Şah-ı cihan yetişti
Görülmedi böyle bir keremkanı
Fikr ile feth etti bütün cihanı
Ecanip, didiler Ali-i sani
Bir şah-ı merdan-ı zaman yetişti
Sair zabit dahi sıdk ile tuttu
Hulusla askerin önünde gitti
Onüç günde Yunan ordusu
İzmir’e, bir parça kalan yetişti
İstedi İzmir’i Yunan ordusu
Yunan’ın ki; şimdi bir can kavgası
Attılar deryaya, kalan bakisi
Atina’ya canı olan yetişti
Anadolu ondört günde paklandı
Yoluyla, düşmanımız haklandı
Köşe, bucak, kafir varmı yoklandı
Her tarafa emir ferman yetişti
Verelim mektebe evlatlarımız
Her fenden okutmak muratlarımız
Ne fena muhassal muratlarımız
Dir, odun çekmeğe oğlan yetişti
Ecnebi kadar mı? Bizdeki akıl
Fakat terbiyeden gafiliz gafil
Bu gidişat doğru değil velhasıl
Dimek ki insandan hayvan yetişti
Gufrani girdin altmış yaşına
Tac-ı devletmi konuldu başına
Karar olmaz Azrail’in işine
Ecel bugün, yarın yetişti.
CİHAD-I EKBER DESTANI
Allah izin verdi, irdik bugüne
Padişahtan emir ferman yürüdü
Her can yetişmez böyle düğüne
Bu devlete layık olan yürüdü
Cihad-ı Ekber bu sarsıldı cihan
Temelinden Çarh-ı gerdün yörüdü
Nice yüzbin bakar, milyonla ganem
Meleşerek bila çoban yürüdü
Can hasmımız bize müttefik oldu
İtilaf-ı müselles vücuda geldi
Bi tarafken haksız taarruz kıldı
Top attı deryadan duman bürüdü
Dümeni çevirdi açılan kaptan
Geçti hem yirine, aldı bir nişan
İkincide etti kamara heman
Deldirdi, içine umman yürüdü
Razı olmadı haksız çatmaya
İş bu harp şayi oldu cümleye
Çok kalmadı harb-i umumi dimeye
Bu ilan-ı harbi duyan yürüdü.
Zaman birinde ,olmadı böyle
Altı bin seneyi bir hesabeyle
Sen hangi tarihte gördünse böyle
Zebur, Tevrat, İncil, Kur’an yürüdü
Selamet topunu attı Alaman
Fransa’da artık kalmadı derman
Belçika’yı görmedi dumandan
Eyledi hak ile yeksan, yürüdü
Tanrı Yezdan etti devrildi Rusya
Dört vilayet aldı uz basa basa
Sıktı boğazını, soluğu kısa
Duyuldu, dizine hem can yürüdü
Safi zayiatı milyondan aşgın
Yedi yön üsera belki de taşkın
İngiliz arada oldu pek şaşkın
Kabail-i Arap uryan yürüdü
Darbe urdu Avusturya o sırba
İkisi ayrıca girişti harbe
Sırbıya yolunu düşürdü sarpa
Çekti Rusya’ya ordu yürüdü
Durmadı Osmanlı Batum’u sardı
İlk girişe demir kapıdan girdi
Osmanlı’nın kahramanlığın gördü
Böyle nice fedai can yürüdü
Milli çalgılar hem mektepli çalar
Erkan-ı Harpler sağ ile solu koğar
Larp larp ayakları hem kalkıp konar
Bil iltizam hep zabıtlar yürüdü
Teberler çektiler, sancak donandı
Vali paşa kılıncını kuşandı
Türbedarlar odaları bezendi
Ayrıldılar, hep dedegan yürüdü
Ruhani Mevlana ol kani himmet
Dergaha baş kesti hep ehli biat
Muvaffakiyet verdi cenabı izzet
Mollay-ı Rum gibi arslan yürüdü
Damadı şehriyar paşamız Enver
Hazretleri gayur, vatan din sever
Bir geldi dünyaya ikinci haydar
Verdi seyidine çok şan yürüdü
İşte budur Cihad-ı Ekber destanı
Durma kuşan kılınç ile kaftanı
Gafilliğin günü geçti GUFRANİ
Gözün gördü, her cins hayvan yürüdü.

 
 
   
   
 
Senem Yavuzaslan
Salih Aydın
Gizli Kahramanlar Gurbetin Penceresinden
Sonbaharın rüzgârında hüküm süren acılarımı savuruyorum. Tembel-leşiyorum bu mevsim... Karamanlı mısın evet “Haaaa…… Konya Karaman’’ diyenlere hayır yirmi iki senedir ...
devamı >> devamı >>
 
 
 
 
İstanbul Karamanlılar Eğitim Vakfı İstanbul'da Öğrenci Olmak
Sizler için bir şiir... Bir kuş havalanır Karaman’dan koklayarak toprağını, Gurbet ateşi...
devamı>>
Üniversiteye gidecek birçok öğrencinin rüyasidir İstanbul gibi efsane olmus bir şehirde yasamak.
devamı>>