|
Karaman’da, (Deney yapımları dışında, bilgi edinilmesi açısından) bilimsel çalışmaların yapıldığı merkezlerden biri de; okulların, ailelerin yanı sıra, evlatlarımızı sıcak bir anne şefkatiyle kucaklayan, Karaman Halk Kütüphanesi olmuştur.
İçersinde binlerce ciltlik kitabı bulunan kütüphane, ilkokuldan başlayarak üniversite öğrencileri de dâhil Karaman’daki bütün öğrencilere hizmet vermiştir.
Kütüphaneye girdiğinizde, dingin bir huzurun ve engin bir sessizliğin, sizi sardığını hissedersiniz. Cıvıldaşan onlarca öğrencinin arasında, anaç bir tavuk gibi gezinen ve varlığını hiç hissetmediğiniz bir kişinin, yüzünden hiç eksilmeyen gülüşüyle, sessizce size hoş geldin dediğini duyarsınız. Saçları ağarmaya başlamış, hafif tombulca, orta boylu, yürüyüşü ve konuşması çok sessiz olan Recep Amca’dır bu…
Kış günlerinde, sobanın etrafında toplanan; yaz günlerinde ise, kütüphane bahçesinde oynayan çocukların güvencesidir Recep Amca…
Onlarca çocuk, alt tarafları delik ayak kaplarıyla karlar üzerinde yürümeleri nedeniyle, ıslanan çoraplarını ve ayaklarının kurutulmasını, Recep Amca’nın saatler önce yaktığı sobanın etrafında, Recep Amca’nın hoşgörüsüne sığınarak yaparlardı.
Kırmızı, siyah ve yeşil renklerle kaplı ansiklopedilerden nasıl yararlanacağınızı; almak istediğiniz kitapları, yazarları ya da isimlerine göre nasıl bulacağınızı gösteren ve eve götüreceğiniz ödünç kitapların kaydını yapandır Recep Amca…
Ödünç aldığını geri verme, teşekkür etme ve kitap okuma alışkanlığını, Recep Amca’nın engin hoşgörüsünde somutlaşan insancıl davranışlarından kazandığımızı her zaman dile getirirdik…
Recep Amca, ödevlerinizle ilgilenir, istediğiniz kitabı, rafların yukarı bölümlerindeki dizili kitaplar arasından bir ahşap merdivenle çıkar indirirdi…
Recep Amca, üşüdüğünüzde sobaları yakar, sıcakladığınızda da kapı ve pencereleri açardı…
Recep Amca, onlarca çocuğun zaman zaman yaptıkları gürültüler karşısında hiç kızmaz ve bağırmaz, arada adet yerini bulsun diye “sessiz olun” der, ancak bunu çok az kişi duyardı…
Recep Amca, her yılın her gününde, hiç hastalanmadan, hiç yorulmadan ve hiç usanıp bıkmadan aynı güler yüzle, aynı sıcak davranışla öğrencilerin arasında öğrencilere yardım etmeyi sürdürürdü.
Yıllarca kütüphanede çalıştım, kitaplar okudum ve yıllarca Recep Amca’yı gördüm ancak, Recep Amca’nın, bir melek mi, yoksa bir insan mı olduğuna karar veremedim ve Recep Amca’yı tüm tanıdıklarıyla birlikte hep andım.
Recep Amca’yı, aramızdan ayrılmışsa rahmetle, yaşıyorsa saygıyla ve şükranla anıyorum…
17.02.2010 İZMİR |