İshak Çelebi

 

İshak Çelebi, 1465 yılında, Üsküp’te doğar.Babası, kılıç yapmakla tanınmış bir demirci olan, Kılıççı İbrahim’dir.Lalası, Üsküp’lü Hemdemi’dir.İshak Çelebi, zamanının en ünlü ilim adamlarından ders alır.İlim adamlarına ait eserleri ve çeşitli şairlere ait olan gazel ve kasideleri okur.Ayrıca; tarih kitaplarıyla, Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kitapları okur.Öğrenimi sırasında, Divan Reis’ül küttab’ı(Dışişleri bakanı) Haydar Çelebi ile arkadaş olur.Ayrıca; Edirneli şair Revani ve Orhaniye’de medrese öğretmeni Hüsrev Efendi, İshak Çelebi’nin içki sofrası arkadaşıdırlar.Mekkeli şair Deli Birader ile Bursalı şair Halil-i Zerd de, İshak Çelebi’nin arkadaşı olmuştur.
İshak Çelebi, çeşitli görevlerde bulunur.Bu görevler şöyledir: Kara Bali’nin stajyerliği;Edirne İbrahim Paşa Medresesinde,Üsküp Medresesinde,Bursa Kaplıca Medresesinde,İznik Sultan Orhan Medresesinde öğretmenlik, Edirne’de bir hadis okulu’nda öğretmenlik ve ayrıca Siroz’da öğretmenlik.
1529 yılında, İstanbul’daki Sahn-ı Seman medreselerine öğretmen alınması için sınav yapılır.Sınava, Edirne Hadis Okulu’ndan İshak Çelebi’nin yanı sıra;Edirne Üç Şerefeli Medresesi öğretmeni Çivizade ve Bursa Sultan Medresesi öğretmeni İsrafilzade Fahreddin Çelebi katılmaktadır.Seçici kurul, Rumeli kazaskeri Muhyiddin Efendi ve Anadolu kazaskeri Kadiri Efendi’dir.Sınavda, 3 katılımcıya; Tavzih, Telvih, Hidaye ve Mevakıf’tan birer konu verilir ve bu konular hakkında, yazı yazmaları istenir.Ancak, her 3 katılımcı da eşit puan alınca, kimse seçilemez ve katılımcılar medreselerine geri gönderilirler.Ancak, daha sonra, 1531 yılında, İshak Çelebi çağrılarak bu göreve atanır.
İshak Çelebi, Siroz’da öğretmenlik yaparken; arkadaşı, Serfiçe kadısı Amri, kendisine bir mektup yazar ve kadılık görevine gelmesini öğütler.Kadıların; huzur, güven ortamında bulunduklarını ve mutlu olduklarını söyler.İshak Çelebi, halen bulunduğu görevde, Yeganzade Sinan Çelebi ile araları iyi olmadığı için, zaten huzursuzdur.Bu öğüdü dinler ve 1535 yılında, Şam kadısı olur.İshak Çelebi’nin son görev yeri burasıdır.Burada, hayata veda eder.Ancak, ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir.1535, 1536, 1537 ya da 1542’de vefat ettiği yazılmıştır.


Eserleri:
1-Selimname: İshak Çelebi’nin; Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışının ardından, kaleme aldığı eseri.Yazar, “İshakname” olarak da bilinen eserinin girişinde; Bayezid devrinde, değerinin bilinmediğini ve bu yüzden yalnız kaldığını söyler.Yavuz’un başa geçmesiyle, bu eseri yazmayı düşündüğünü belirtir.
Eserde; 1509 yılındaki, Osmanlı devletinin iç durumu anlatılır.Ayrıca, İstanbul’u yerle bir eden depremden başlayarak, Yavuz’un tahta geçmesine kadarki dönem anlatılır ve Yavuz’un tahta geçmesiyle, Osmanlı toplumu ve aydınları için bir kurtuluş döneminin başladığı vurgulanır.Hoca Sadettin Efendi, Tacü’t-Tevarih adlı eserinde, İshak Çelebi’nin bu eserinden yararlanmıştır.
2-Risale-i İmtihaniyye(Sınav Risalesi): İshak Çelebi’nin; 1529’da, İstanbul’daki Sahn-ı Seman medreselerinde öğretmen olabilmek için girdiği sınavda, vakıf yönetimi tarafından verilen bir konu hakkında, arapça olarak kaleme aldığı eseri.
3-Divan: İshak Çelebi’nin “Divan”’ında; 26 kaside, 19 tarih ve mesnevi, 6 musammat, 3 rubai ve 341 gazel bulunmaktadır.Mesnevileri arasında, 118 beyitten oluşan Bursa şehr-engiz’i de bulunmaktadır.
4-Müstezad: İshak Çelebi, Arapça 4 müstezad yazmıştır.
5-Kaside-i Fasiha(Güzel Kaside): İshak Çelebi’nin, 41 beyitlik Arapça kasidesi.


Sanatı:
İshak Çelebi, şiir sanatında deneyimli olması ve bu konuda geniş bilgiye sahip olmasıyla tanınır.Şiirleri, gösteriş ve yapmacıktan uzaktır.Bu şiirler, retorik kurallarına uygundur.İshak Çelebi, şiirlerine çok iyi tarih düşürmüştür.Onun, her dizesi tarih olan şiirleri vardır.Genelde, aşkı sanat haline getirmiş olan aşıkların; dostlarıyla olan ilişkilerini anlattığı için, şiirleri çok sevilmiştir.Hayatını, şiirlerine yansıttığı için de, yaşadığı dönem hakkında bize bilgi vermektedir.
Düzyazılarında ise, sözler akıcı ve kullandığı sözcükler yerindedir.Şiirlerinin, son derece yalın olmasına karşın; düzyazıları, gösterişli ve yapmacıktır.Benzersiz güzel buluşları ve hoş eğretilemeleri vardır.Düzyazı sanatı hakkında, derin bilgisinin yanında; İshak Çelebi’nin, ayrıca, tarihçi yönü de vardır.
İshak Çelebi, erdemli ve iyi huylu bir kişidir.Coskusu oldukça fazla, şen ve neşelidir.Dostlarıyla gönülden konuşan, şakacı ve ince biridir.Ancak, Şam kadılığına kadarki olan hayatı, tam bir serserilikle geçmiştir.Bu yüzden, adı, “Harabati Şairler” arasında anılır.Onunla ilgili bir anekdot şöyledir:  İshak Çelebi, birgün bir düğündeyken; içki sunan kişi, her sunduğu içkide, onun gazellerinden birini okur.İshak Çelebi de, yanındakilere: “Acaba benim gazellerim olmasaydı, bunlar ne okurdu?” der.İshak Çelebi ile arası açık olan Şah Kasım da, şöyle yanıt verir:”Bunlar olmasaydı, acaba gazellerinizi kim okurdu?”


Kaynakça:
İshak Çelebi’nin hayatı, şahsiyeti ve eserleri, Sadık Erdem Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi Sayı:41 Ağustos 1994
Sehi Bey tezkiresinde, Üsküplü ve Manastırlı şairler, İrfan Ünver Nasrattınoğlu Sesler Dergisi Sayı:154 Mart 1981
Türk kültür tarihinde, Üsküp ve Üsküplü Divan şairleri, Mustafa İsen Sesler Dergisi Sayı:229 Ekim 1988

 
 
   
   
 
Senem Yavuzaslan
Salih Aydın
Gizli Kahramanlar Gurbetin Penceresinden
Sonbaharın rüzgârında hüküm süren acılarımı savuruyorum. Tembel-leşiyorum bu mevsim... Karamanlı mısın evet “Haaaa…… Konya Karaman’’ diyenlere hayır yirmi iki senedir ...
devamı >> devamı >>
 
 
 
 
İstanbul Karamanlılar Eğitim Vakfı İstanbul'da Öğrenci Olmak
Sizler için bir şiir... Bir kuş havalanır Karaman’dan koklayarak toprağını, Gurbet ateşi...
devamı>>
Üniversiteye gidecek birçok öğrencinin rüyasidir İstanbul gibi efsane olmus bir şehirde yasamak.
devamı>>