 |
|
 |
| |
KARAMAN
Karaman’a hasretliğim,
Üzüle üzüle bitmez
Yollar bir ip, dağlar düğüm
Çözüle çözüle bitmez….
Sabah erkekler işine,
Döner akşamın beşine
Güğümler çeşme başına
Dizile dizile bitmez
Biçim biçim fistanları,
Dile gelmez destanları,
Güz gelince bostanları,
Bozula bozula bitmez….
Kalesi tek bir şaheser,
Hatunya dilsizdir, susar,
Mansur Dede, Abbas, Hisar
Gezile gezile bitmez….
Kırmale yolların sonu
Şamkapı’ya bakar yönü,
Kırmale’den öte yanı,
Kazıla kazıla bitmez….
Git, gör İmaret’i aman,
Kimler geçmiş zaman zaman…
Velhasıl şu Karaman,
Yazıla yazıla bitmez….
Bekir Sıtkı ERDOĞAN |
| |
KARAMAN’A DAVET
Gel, burda gör, düğün – dernek hayatı;
Törenlerin diyarıdır Karaman...
Türkçe’mize, o ilk özgür beratı
Verenlerin diyarıdır Karaman!
Ecdadımın rûhu sinmiş harcına,
Ömrünce didinir bir can borcuna!
Adım adım başarının burcuna
Varanların diyarıdır Karaman...
Çoktan gündüz olmuş burda geceler,
Yıldızlarla boy ölçüşür yüceler...
Gökyüzüne anıt anıt bacalar
Kuranların diyarıdır Karaman.
Uysaldır insanı koyundan bile,
Ne yalan bilirler, ne şer, ne hile;
Temiz yürekleri, hizmet aşkıyla
Vuranların diyarıdır Karaman...
Bir de gönül ehline sor burayı,
Bilen mekik dokur açmaz arayı
Merhem çalıp, nice onmaz yarayı
Saranların diyarıdır Karaman.
Vermemiş özünden zerrece kayıp,
Küskünlük suç burda, dargınlık ayıp
Birbirlerini gece gündüz arayıp
Soranların diyarıdır Karaman...
Özde umut yeşil, gözde nem yeşil
Burda kazanılmış bir kıdem yeşil.
Emeğinin ödülünü yemyeşil
Görenlerin diyarıdır Karaman...
Kafaca uyumlu gönülce derin
Fedakârlığına siz karar verin
Saat başı kalkan otobüslerin
Trenlerin diyarıdır Karaman.
Bekir Sıtkı’m ziyaretin kuralı
Bol fatiha; yatırlar var sıralı...
Taptuk burda, Yunus Emre’m buralı;
Erenlerin diyarıdır Karaman...
Bekir Sıtkı ERDOĞAN |
| |
KARAMAN VE SEN
KARAMAN’a hiç gitmedik seninle
Görmedik çarşısını, pazarını, insanlarını
Dolaşmadık caddelerde, sokaklarda
Kalesine tırmanmadık el ele
Sen görmedin Karaman’ın güzelliğini
Hiç gitmedik ki seninle
Karaman’ın insanları bir başka candan
Hilesiz, riyasız, yabansı değil, sokulgan
Saman tozu, taze buğday, taze ekmek kokusu
Öpülesi, nasırlı elleri toprak toprak
Yüzleri güneş yanığı, gözleri bulutlarda
Karaman oğlu Mehmet Bey’in dili konuşulan dil
Yanında, yörende Türkmen kocası YUNUS’lar
Erdemi, sevgiyi, güzelliği anlatırlar...
Sana Karaman’dan sesleniyorum, duy beni, dinle
Sen görmedin Karaman’ın güzelliğini
Hiç gitmedik ki seninle...
Açları doyuran verimli toprak
Göklere el açan uzun kavaklar
Konuk sever, iyi yürekli insanlar
Tertemiz caddeler sokaklar
Hele bir de mevsim baharsa
Rengarenk açılır güller, çiçekler
Çam kokulu, kekik kokulu solunan hava
Kendi ürünleridir yedikleri
Anaların ak sütü kadar helalinden
Buz gibi içilen sular
Şu dağlar Toros dağları
Şu dağın ardında benim köyüm var.
Karaman kimseye yad değil, yaban değil
Türk’e vatan olmuş bir kutsal toprak
Selçuklular, Karamanoğulları, Osmanlılar ve daha!
Daha önceleri de var...
Ulu Mevlanalar, büyük ozanlar
Ve Karacaoğlanlar, Aşık Yunus’lar
Yiğitler, gaziler, kahramanlar
Gelip yurt edinip kutsamışlar...
Karaman kalesine çıkıp seslensem
Sesim yankı yapar Toroslarda, ovalarda
Selam desem kuşa, kurda, tüm insanlara
Sesimi ulu MEVLANA duyar
Derviş YUNUS duyar
KARAMAN OĞLU MEHMET BEY
Sonra KARACAOĞLAN duyar.
Sana KARAMAN’dan sesleniyorum
Sen de kulan ver sesim, duy beni dinle
Sen görmedin KARAMAN’ın güzelliğini
Hiç gitmedik ki seninle...
Ahmet Tufan ŞENTÜRK
|
| |
MEHMET BEY’İN MEMLEKETİ
Güzel kalmış yöremizin elleri
Tarihlere geçmiş nice halleri
Öz Türkçe’yi söyleşiyor dilleri
Mehmet Bey’in memleketi Karaman
Nice alim geldi, geçti buradan
Evliyalar saldı bize Yaratan
Mevla’dan hem de Hatun anadan
Mehmet Bey’in memleketi Karaman
Yunus’ların Kenzi’lerin diyarı
Gufrani, Hottoğlu gönüller yarı
Sanatla olmuştur hep yoğu varı
Mehmet Bey’in memleketi Karaman
Nuri Mevleviyim sözlerim nehir
Kıymatım bilecek bu millet sahır
Ozanlar kahvemiz, bağırda mühür
Mehmet Bey’in memleketi Karaman
Nuri UZUN |
| |
BURASI KARAMAN
Bir sihirli beldesin, sen eşin yok
Bir sihirli meltem eser sokaklarından
Ana yurttan ad almış, köylerin sıra sıra
İşte Kızık, Salur, Beydili, Aşıran
Larende de bugün zorlu şenlik var
Mahşer gibi olmuş yollar sokaklar
Dellal dedi: dinlemekte fayda var
Mehmet Bey’in fermanıdır okunan
Oturmuşta Yunus, Şeyhlik postuna
Kocaman bir tesbih almış destine
Söyle, söyler ahbabına dostuna
Mehmet Bey’in fermanıdır okunan
Mevlana çıkmış, burada çileden
Koca külah giymiş sarı keçeden
Yolcuyum veda diyor Türkmen kocadan
Anam bacım emanet sana Karaman
Talat DURU |
| |
HOŞ GELDİNİZ KARAMAN’A
Taptuğundan destur almış
Asasını suya salmış
Durağı Karaman olmuş
Hoş geldiniz Karaman’a
Asasını çoban bulmuş
Yunus ona himmet vermiş
Karaman’a gelip durmuş
Hoş geldiniz Karaman’a
Karaman’dır Yunus yurdu
Yunus’u tüm dünya duydu
Mevlana’nın maşukuydu
Hoş geldiniz Karaman’a
Mevlana’nın annesi var
Mehmet Bey’in türbesi var
Derviş Yunus burada yatar
Hoş geldiniz Karaman’a
Arkasıyla odun çekti
Mevlana’ya göz yaşı döktü
Ağlayu ben yola düştü
Hoş geldiniz Karaman’a
Yunus diyarına gelelim
Kimdir Yunus’u bilelim
Bir kez türbesini görelim
Hoş geldiniz Karaman’a
Yunus’u her yıl anarız
Bu meydanda toplanırız
Gelsin devlet başkanımız
Hoş geldiniz Karaman’a
Mustafa’nın piri Yunus
Evliyanın biri Yunus
Karaman’ın nuru Yunus
Hoş geldiniz Karaman’a
Mustafa İŞLER |
| |
KARAMAN İÇİN
Hem doğduğum, büyüdüğüm öz yurdum
Dost diyarım, güzel ilim Karaman
Benliğimi kütüğüne yazdırdığım
Beş parmağım, tutan elim Karaman.
Benim sende, yıllar boyu yorulan
Esamesiz bir kul gibi sorulan
Her yönüyle benliğime sarılan
Yerli urbam, hırkam, şalım Karaman.
Bulgurunu methetmeye değmez mi?
Batırığın aç mideye sığmaz mı?
Selam verme nimetini öğmez mi?
Sıcak aşım, sırlı balım Karaman.
Siyahser’in, İmaret’in, kalen var.
Ebülfette türlü sırrı bilen var.
Kerametle kılı kırka bölen var.
Bağdaş kurmuş sende ilim Karaman.
Yunus Emre’m sende kurmuş mekanı,
Durak bulmuş dost aşıklar kervanı.
Mehmet Bey’im Türkçe etmiş fermanı.
Ta..... Beşikten ana dilim Karaman.
Her Haziran dil bayramın var senin.
Konuklara yol bayramın var senin.
Tutkusuyla türküleşen yar senin.
Kor ateşim, uçan külüm Karaman.
Gufrani’yi sende bulur soran dost.
Gür imandan lezzet duyar eren dost.
Aşık olur mekanını kuran dost.
Kısa yolum, uzak yolum Karaman.
Kavakların göğe açar elini.
Söğütlerin yere salar dalını
Kayısı, erik döker durur balını
Can ağacım süslü dalım Karaman.
Tarih sende dile gelir söz açar.
İmam hakkın dergahında sır saçar.
Mevlana’ya toprağından yol geçer.
Anam, Atam güçlü kolum Karaman.
Ayrılığın acılaşmış haz bende.
Kutlu adın tarihleşmiş söz bende.
MANASIZ’ım hasret çeken öz bende.
Gözümdeki yeşil dalım Karaman
Mustafa VAREL |
| |
HOŞ GELDİNİZ KARAMAN’A
Hoş geldiniz Karaman’a
İlimize hoş geldiniz
Davet taşıyan fermanı
Dilimize hoş geldiniz.
Karadağ’dan öte geçtik
Avuç avuç selam saçtık
Kol uzatıp kucak açtık
İlimize hoş geldiniz.
Dosta gel derken canımız
Yola düştü kervanımız
Sır topladı kovanımız
Balımıza hoş geldiniz.
Türkçe okuyan vezinde
YUNUS’u tadın sözündü
Bakır tasın ak yüzünde
Sulumuza hoş geldiniz.
Yolumuzun yokuşuyla
Sevenin iç çekişiyle
KARAMAN’lı nakışıyla
Halımıza hoş geldiniz.
Dil anlatın davamıza
Konuk olun yuvamıza
Boz ekinli ovamıza
Belimize hoş geldiniz.
Tarih bilir koyunumuz
Vardır on oyunumuz
Dosta bükük boyunumuz
Kolumuza hoş geldiniz.
Bugün YUNUS’u kayırın
Akı karadan ayırın
Aşımız pişti buyurun
Çulumuza hoş geldiniz.
Arımız uçtu petekten
Selam getirdi çiçekten
Sıcak sıcak ve gerçekten
Hâlimize hoş geldiniz.
Yol uzadı ilden ile
MANASIZ’ı tuttu sıla
Koşar adım bir hızıla
Yolumuza hoş geldiniz.
Mustafa VAREL |
| |
GEZDİM KARAMAN’I
Çıkıp yolarına, seyran eyledim,
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
Taşın toprağın öptüm ağladım,
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
Başkadır meyvesin, sebzesin tadı
Çınlar kubbelerde ALLAH’ın adı
Dikbasan, Parmaklı, Boyalıkadı
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
Sürme çeker kızlar, hilal kaşına
Doymadım bulgura, arabaşına,
Abbas Mahallesinden, Sakabaşına,
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
Etrafını sarmış, köylerle bucak
Her gelen dervişe, açılmış kucak
Larende Mahlesi, Sümer, Topucak,
Gezdim Karaman’ı, bir akşam vakti.
YUNUS’tadır, onmaz derdin dermanı,
MEHMET BEY’im, burda verdi fermanı,
Uzaktan göründü, A’lar Harmanı
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
Yeni Cami, Hoca Cambaz eseri,
Dar sokakta geçtim, şu Siyahser’i
Mansurdede, Çeltek, Zeyve, Göl Yeri,
Gezdim Karaman’ı, bir akşam vakti.
Burasıdır benim, vatanım, yurdum
Aşıklar kahvesin, öğrendim, sordum
İmaret’e geldim, namaza durdum
Gezdim Karaman’ı, bir akşam vakti.
Hisar’da tarihten, bahseder surlar,
Köylüm buğday ekmiş, ne güzel kırlar,
Aktekke’den beri, saçıldı nurlar
Gezdim Karaman’ı bir akşam vakti.
ELİTAŞ der! Geçti gençlik çağları
Çevirmiş güneyi, Toros Dağları
Zembilli, İmaret, şu Kır Bağları
Gezdim Karaman’ı, bir akşam vakti.
Hikmet ELİTAŞ |
| |
KARAMAN’IM
Dinle anlatayım güzel ilimi
Sevgiden bahseder, insan burada
Haykırmak isterim, haykırmak şimdi
Mehmet Bey’ce söylen Lisan burada.
Çağrımız inletsin yerle gökleri
Burdan alevlendi, irlik feneri
Mecliste,meydanda, bu günden geri
Türkçe konuş! Diyen ferman burada.
Neler söylemedik, biz sana dair
Mevlevi, Gufrani, Kenzi, Kel Şair
Bekir Sıtkı, Gülcan ve Karabekir
Deryası, denizi, umman burada.
Bereket saçılır Torostan beri
Her köşesi birer tarih eseri
Türbesi mis kokar, girdim içeri
Yunus’tan kurulu mekan burada.
HİKMET’i der bu gerçeği görelim
Karaman’a değerini verelim
Aktekke’ye ziyarete varalım
MEVLANA’yı doğuran sultan burada.
Hikmet ELİTAŞ |
| |
KARAMAN’IMIZ
İmaret’te fokur fokur kazanlar,
Aktekkede okunurdu ezanlar,
Mesut idi Lârende’de gezenler,
Dillere destandır Karaman’ımız.
Mehmet Bey buyurdu: “Türkçe konuşun”
Türkçe’yle söyleşin, Türkçe danışın.
Meclisinde Yunus ile buluşun
Gönül çağlayanı Karaman’ımız.
Kalesi yükselir asâlet ile
Nefise Hatun’u destandır dile,
Karabaş Veli’nin diktiği güle
Akar gümrah gümrah Karaman’ımız.
Yaşlı bir çınardır, dalları taze,
Mevlâna Rumi’den hediye bize,
“Masallah” deyin de gelmesin göze,
Yunus vatanıdır, Karaman’ımız.
Tarihin nabızı hep burda attı,
Karaman’ım Türk şanına şan kattı,
Hünkârlar veliler bağrında yattı,
Ecdada duraktır Karaman’ımız.
Gönül ferahlatan bir yüce mâzi,
Burda kol koladır şehidle gâzi,
Mestan’da söylüyor işte son sözü:
İbret-i âlemdir Karaman’ımız...
Mestan KARABACAK
(S.Ü. Karaman İ.İ.B.F. Öğretim Görevlisi) |
| |
YUNUS’A HASRET
Evliyalar yurdunun gonca gülü senidin,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Hak’tan halka uzanan bir güzelce dilidin,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Dostluk fidanı diktin kardeşlik bahçesine,
Sesinden nâme kattın nice derviş sesine.
Tanrım nice sır vermiş “Hûû” diyen nefesine,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Huzur özlemi çeken insanlığın bağrına,
“Sevelim, sevilelim” der bugünden yarına,
Dostun dosta selamı bu devirde zoruna,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Sevginin, muhabbetin tohumunu sen saçtın,
Paslanmış gönüllerin kilidini sen açtın,
Âlem sana muhtaçken ne diye erken uçtun?
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Karaman diyarında aşk tohumu çimlendi,
En onulmaz yaralar ellerinde em’lendi,
Sana olan hasretlik sanma ki hep dündendi,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Anadolu yaylası varlığınla can buldu,
Doğrul da bir bak hele insan ne hale geldi,
Bin dokuz yüz doksan bir senin ismini aldı,
Şimdi muhtacız sana neredesin ey Yunus?
Mestan KARABACAK
(S.Ü. Karaman İ.İ.B.F. Öğretim Görevlisi) |
| |
KARAMAN
Etrafını süsler bağ, bahçe, bostan,
Dört mevsim güzeldir, hoştur Karaman.
Kendisi gazidir, tarihi destan,
Şehirler içinde baştır Karaman.
Bülbül sesleriyle ağarırken tan,
Yeni Minareden yükselir ezan.
Aktekke, İmaret, Nefise Sultan,
Kitabe kitabe taştır Karaman.
Yollara düşerken günün gölgesi,
Duyulur Karaman Beyinin sesi.
Aşk amasalı söyler, Kızlar Türbesi,
Efsane Beldedir, düştür Karaman.
Yükselir tepede Kale’si suru,
Dağları ormandır, düzlüğü koru.
Batırık, çiğ köfte, meşhur bulguru,
Yediğim ekmektir, aştır Karaman.
Başkadır baharı, başkadır yazı,
Başkadır turnası, ördeği kazı.
Becerikli, temiz gelini kızı,
Gözümde Cennete eştir Karaman.
Her yıl çoğalsa da saçımda aklar,
Gönül sıla diye etrafı koklar.
Anamı, babamı koynunda saklar,
Kalpte hasret, gözde yaştır KARAMAN.
Ali Rıza ÇOPUR |
| |
KARAMAN’A GÜZELLEME
Açık sana yüreğimin kapısı,
Memleketim, yeni ilim Karaman.
“Namca Yer”in kime çıkar tapusu,
YUNUS diye kokan gülüm Karaman.
MEHMET BEY’im ferman etmiş buyurmuş,
Farsça ile Arapça’dan ayırmış,
Halka Türkçe konuş diye buyurmuş,
Konuştuğum arı dilim Karaman.
Tarihin var ağır basar okkada,
Adın vardın ilk parada, sikkede,
Mevlana’nın annesi Aktekkede,
Huzur dolu sende, ölüm Karaman.
Fisandun’da suyun öze akışı,
Nefes keser Nalldöken’in yokuşu,
İlmik ilmik Taşkale’nin nakışı,
Evimdeki halı kilim Karaman.
Kışı soğuk, kurak geçer her yazı,
Mart ayında usturadır ayazı,
Karadağ’dan kopup gelir poyrazı,
Sertavul’da yüksek, Belim Karaman.
Alem olmuş bulgurunla koyunun,
Dosta yarsın, düşmanadır oyunun,
Hoş değil mi tadı Lale suyunun?
Elma, kiraz sarkan dalım Karaman.
Becerikli, hamarattır kızları,
Gönül verme çok çekilir nazları,
Boyu bosu, hele badem gözleri,
Gönüldeki duygu selim Karaman.
Bu gönlümün maziyedir çağrısı,
Söylemeden geçemedim doğrusu,
Karaman’lı ilk gözümün ağrısı,
Seven kalbin, yazan elim Karaman.
Ali Rıza ÇOPUR
|
| |
KARAMAN’DA
Kırk yıl olmuş yeni yuva
Kuruyorum Karaman’da.
Huzurlu bir emeklilik
Sürüyorum Karaman’da.
Kuru yere serdik yaygı
Çok şükür yok keder, kaygı
Etrafımdan sevgi saygı
Görüyorum Karaman’da.
Yüz kırışmış saçlarda ak
Yürüyorum ağır aksak,
Gençliğimi sokak sokak
Arıyorum Karaman’da.
Kırk yıl nasıl, ne tez geçmiş?
Dallar bensiz çiçek açmış,
Kimler kalmış, kimler göçmüş
Soruyorum Karaman’da.
Şu bizim ev; bizim sokak
Şu kapımız, şu çıngırak
Anılarım bayrak bayrak
Yürüyorum Karaman’da.
Ali Rıza ÇOPUR |
| |
ÖZLEDİM
Yol, eski istasyon yolu
Yol, parke taşlı
Yol, eski garaj yolu
Yollar iki tarafı uzun kavaklı
Sizi Özledim.
Faytoncunun faytonunun yayları
Bal rengiydi ikiz güzel atları
Şarkı sözler tekerleri, nalları
Karaman’ın ah o eski halleri
Sizi Özledim.
Mezarlık önü yazısı, kırları
Kırmahalle ötesinde üzüm bağları
Ortasında sular akar, sokakları yolları
Üstlerinde yuğ taşıyla, kamış damları
Sizi Özledim.
Leyl’i, Seki’si, Yeni hamamı
Hatuniyesi, Türbeleri, Camilerin tamamı
Kervansaray ile Vezir hanları
Yunus Emrem, Mehmet Beyim, tüm Karaman canları
Sizi Özledim.
Kırk ikindi yağmuru, karı
Tozu, toprağı, çamuru, zoru
Düveni, harmanı, bulguru unu
Taşkale, Aşıran, Gödet, Fisandun’u
Sizi Özledim.
Toroslar, Karadağ, Çamlık yaylaları
Dereler, değirmenler bulgurhaneler
Koçakdede, Gazidükkan, Abbas mahalleler
Çürük sulu, sağ sulu, güzel çeşmeler
Sizi Özledim.
Helvacılar, kebapçılar, aşçılar
Semerciler, yastıkçılar, dericiler, mestçiler
Marangozlar, demirciler, bıçakçılar, taşçılar
Sobacılar, nalbantlar, arabacı, çerçiler
Sizi Özledim.
Bir başkadır yaprağının sarması
Ekşilisi, kara kabak kavurması
Şebit ekmek, tuzlu börek, mayalının sıkması
Etli ekmek, batırığı, arabaşı çorbası
Sizi Özledim.
Eski dostu, yeni dostu, düşmanı
Bina olmuş bahçe, bağı, her yanı
İrebiş’i, Elif’i, Muammer’i, Onbaşısı
Mehmet Emin, İbrahim’i, delisi, akıllısı
Şöyle gelin dertleşmenin zamanı
Sizi Özledim.
Faruk ALKAN |
| |
KARAMAN’IM
Nasıl methedeyim, bilemem seni
Karaman’ım yurdum, doğduğum şehir
Severim dört mevsim yazı, kışını,
Buzlu yollarında kaydığım şehir.
Asker uğurlanır davul zurnaylan
Gelinler süslenir kına sürmeylen
Hacıların gelir zemzem, hurmaylan
Töresine saygı duyduğum şehir.
Her yerin inşaat, kentler oluşur
Mutluluktan yüzlerimiz gülüşür
Sanayin gelişmiş, çarklar çalışır
Çalışıp kazanıp, doyduğum şehir.
Karaman’da aşıkların harmanı
Derneğim var derdimizin dermanı
Mehmet Beyim burda verdi fermanı
Türkçe’yi dünyaya yaydığım şehir.
Hafızoğlu unutmadı köyünü
Yaman olur, Karaman’ın koyunu
Atalarım bozar, kötü oyunu
Hala ülkeme baş, saydığım şehir.
Muharrem ÖZGÜR |
| |
KARAMAN’IM
Yaylasıyla ovasıyla
Ne güzeldir Karaman’ım
Burcu burcu havasıyla
Ne güzeldir Karaman’ım
Erenlere mezar olmuş
Kültür ve sanatla dolmuş
Adın Mehmet Bey’den almış
Ne güzeldir Karaman’ım
Şair olmuş hep yazarlar
Her gün okunur ezanlar
Yetişir burda ozanlar
Ne güzeldir Karaman’ım
Ziyaretler değer cana
Suyun içtim kana kana
Yatar burda hatun ana
Ne güzeldir Karaman’ım
Tarih olmuş konusuyla
Adım adım camisiyle
Büyük ozan Yunusuyla
Ne güzeldir Karaman’ım
Badem Ali yok hilesi
Her zaman Hakkın kölesi
Simge olmuş hep kalesi
Ne güzeldir Karaman’ım
Ali BADEM |
| |
KARAMAN
Doğayı kaplamış bir halı gibi
Rengarenk, yeşilin alın Karaman
Kaldır gönlünden kederi yası
Hoş kokar lalenle gülün Karaman.
Burasıdır evliyalar yatağı
Hoş görünür çölü, ovası dağı
Türlü yemiş verir bahçesi bağı
Meyve ile yüklü dalın Karaman.
Bir başka güzeldir şehiri köyü
Bir ömre bedeldir havası suyu
Gökçe çamlığında içilir çayı
Gider böyle hasb-i halin Karaman.
Yazın yaylalarda gezer sürüsü
Çapa yapar kızı ile karısı
Toroslardan çiçek toplar arısı
Her derde devadır, balın Karaman.
Kültür sanat benliğinde oluşur
Azimle sabırla hırsla çalışır
Yunus aşıkları ende buluşur
Öz Türkçe konuşur dilin Karaman.
Yunus Emre gibi büyük pirin var
Çalışınca akan alın terin var
Şairin var aşığın var erin var
Yetmiş plakalı ilin Karaman.
Senin hasretinle yürek dağlayan
Vatan diye için için ağlayan
Derelerde güldür güldür çağlayan
Bu Kul Yetimi, selin Karaman.
Mustafa KARTAL |
| |
BENİM GÜZEL KARAMAN’IM
Mehmet Bey’in hediyesi
Benim güzel Karaman’ım
Şehitlerin hediyesi
Benim güzel Karaman’ım
Elma bahçeleri süsler
Kimi koyun kuzu besler
Söyleşir sende Yunus’lar
Benim güzel Karaman’ım
Toprağında bin emek var
Başağında bereket var
Gelişmeye hareket var
Benim güzel Karaman’ım
Hem gündüz hem gecem ile
Duman çıkan bacam ile
Ders aldığım hocam ile
Benim güzel Karaman’ım
Her sene dil bayramın var
Senin nice hayranın var
Yazın ne hoş seyranın var
Benim güzel Karaman’ım
Yunus’u basmış bağrına
Aktekkede yatar ana
Bu şiir armağan sana
Benim güzel Karaman’ım
Helal et içtim suyunu
Çalışan alır payını
Dolaştım birkaç köyünü
Benim güzel Karaman’ım
Gökte uçan kazı ile
Harmanının tozu ile
Çapa yapan kızı ile
Benim güzel Karaman’ım
Uğruna canlar ölecek
Adın dillerde kalacak
Kul Yetimi yurt alacak
Benim güzel Karaman’ım
Mustafa KARTAL |
| |
KARAMAN KAVAKLARI
Bağrında duyulmadık gizli emeller saklar,
En uzak ümitleri fısıldar ruha sesi.
Yazılmamış şiiridir Karaman’ın kavakları,
Kavaklar, Karaman’ın bestesi.
Tanrıya ulaşmak mı bilmem ki emelleri,
Gece sabaha kadar ne anlatırlar aya?
Yeşil bir dua gibi göğe varan elleri,
Allah’ın rahmetini indirir kasabaya.
Gürbüz vücutlarından taşar asîl bir gurur.
Eğilmez başlarına basarken hayran hayran,
Sanırım Türk’ün ruhu karşımda dimdik durur.
Bu coşkun taşkın hayat ölüye verir can:
Unutturdular bana başımdaki ayakları,
Gönlüme yoldaş oldu Karaman Kavakları.
Halide Nusret ZORLUTUNA (Karaman- 1942) |
| |
KARAMAN
Erken açar ağaçların bağların
Her tarafta yeşeriyor dağların
Bu mevsimdir yaşanacak çağların
Derde derman vermez misin KARAMAN
Bahçelerde, çiçeklerin açılmış
Ekinlerin, demet demet biçilmiş
Sarnıçlardan, soğuk sular içilmiş
Bir bardakçık vermez misin KARAMAN
Koyunların, çayırlarda meliyor
Bereket çok, köylülerin gülüyor
Cennet burda hiç mi hiçe kalıyor
Dünyalara değmez misin KARAMAN
Ergenekon Karaman’ın elinden
Gül kopardı goncasının gülünden
Hiçbir zaman düşmüyorsun dilinden
Benim halim bilmez misin KARAMAN
İbrahim ERGENEKON |
| |
SANA GELEN SEFA BULDU KARAMAN
Karaman tam bize göre dediler
Toplandı tekkeye kırklar yediler
Okunan duaya amin dediler
Sana gelen sefa buldu Karaman.
Hacı Veli Bektaş ile yarıştı
Kavim gardaş ile Veli görüştü
Hakkın dergahına Yunus erişti
Sana gelen sefa buldu Karaman.
Eğlendi yurdunda bunca kişiler
Boşaldı biranda dolu şişeler
Dile geldi dağlar ile meşeler
Sana gelen sefa buldu Karaman.
El açıp divana durdu nicesi
Aydın olu zindan olan gecesi
Okundu divanda elif hecesi
Sana gelen sefa buldu Karaman.
İhvanı haneye davet eyledi
Aşsını cihana hicret eyledi
Türkçe’yi Mehmet Bey ferman diledi
Sana gelen sefa buldu Karaman.
İkramı izzetde buldu imaret
Yediden yetmişe oldu ziyaret
Ziyaretde buldu Ali ticaret
Sana gelen sefa buldu Karaman.
Ali ÖZGÜR |
| |
AKTEKKE’DE DUYGULAR
Aktekke’nin avlusunda şadırvan
Burada yaşadı Mevlâna diyor.
Minarelerinden beş vakit ezan,
Kurtuluş bendedir, gel bana diyor.
İçli bir ney olur rüzgarın dili
Okşar mezarlıkta bir sarı gülü,
Belh ve Hicar üzre Mevlâna yolu,
Ulaşır bir tayy-ı mekana diyor.
Burdadır kapısı gerçek umudun,
Işıklar! Toplanın, burda saf tutun,
Sonsuz uykusunda Mümine Hatun,
Anneyim bir yüce insana diyor.
“Hüvelbaki” der de eğilir başlar,
Çınar dallarında muhacir kuşlar,
Asi, mücrin kullar... gözlerde yaşlar,
Damlalar karışsak ummana, diyor.
Sevgiler bir yana, dünya bir yana,
Burda aşık olmuş yer asûmana...
Ne büyük bir İnsan... Ne güzel Ana!
Karaman “Mader-i Mevlâna” diyor.
Şener YÜCE
Not: Karaman eski Vali Yardımcısı. 1995 Yılında Ankara’da vefat etmiştir. |
| |
KARAMAN
Müslüman Oğuz Türküdür, bilirim soyunu,
Salur, Avşar yazıyor, tarihçiler boyunu,
Nam salmıştır dünyaya, Karaman’ın Koyunu,
Tarih dolu, şan dolu, şeref dolu Karaman,
Tarihin ve talihin ne büyüktür Karaman.
Sultanların, beylerin, velilerin durağı,
Mevlânalar, Yunuslar yakın etmiş ırağı,
Her gönülde tutmuş burda, sevgi çırağı,
Erenler, tekkelerde toplanırda bir zaman,
Yumus Emre diyarı, gönül şehri Karaman.
Anaların anasıdır, Mader-i Mevlâna,
Ne güzel hizmet etmiş, Karabaş Veli Kur’ana,
Duyulurmuş fermanı, Mehmet Beyin cihana,
Kaleden top atılır, yer oynardı bir zaman,
Güm güm davul sesiyle, ne kaynardı Karaman.
Hafızları coşarak bülbül gibi ötüyor,
Gözlerde ve gönüllerde Allah aşkı tütüyor,
Yüz on beş cami bile cemaata yetmiyor,
İnlesin, ezanlarla yerle, gökler her zaman,
Kalesi ol imanın, sen daima Karaman.
Dağlarında her zaman sümbüllerin yetişir,
Bağlarında her sabah bülbüllerin ötüşür,
Senden ırak olanlar, hasretinle tutuşur,
Denizi bağrına bas, senin olsun her zaman,
Mezarıma toprak ol, doyam sana Karaman.
Mehmet DENİZ |
| |
DÜŞLELRİMDE KARAMAN
Kimi zaman dalar dalar giderim
“Gel” olursun düşlerimde Karaman
Tutun ellerinden anılar derim
Yol olursun düşlerimde Karaman
Kazalpa’da yüreğimi yıkarım
Yorgun argın Bozyazı’ya akarım
İğdemit’ten Şarözü’ne çıkarım
Bal olursun düşlerinde Karaman
Züğürtler Yaylası, Hamza Zindanı
Kalpaklı Değirmen ve dere yanı
Bahçe bahçe, tarla tarla her anı
Gül olursun düşlerimde Karaman
Saylarüstü, Kışlaönü, Kırbağı
Can göçüren Kımahalle toprağı
Solar solalr düşer gönül yaprağı
Dal olursun düşlerimde Karaman
Çocukluğum nerde gençliğim hani
Zeyve’de sokaklar bilmiyor beni
Göynüyerek düşündükçe hep seni
Kül olursun düşlerimde Karaman
Akyokuş’ta harman harman yığılır
Deliçay’dan savak savak dağılır
Nevzat senin özlemine boğulur
Sel olursun düşerimde Karaman
Nevzat DAĞLI |
| |
KARAMAN’IN ŞANLI TARİHİ
Karaman’ın şanlı şu tarihinden
Maddeye, Manâya daldı da gitti.
Müstesna kültürlü maarifinden,
Her Türk hissesini aldı da gitti.
Salur boyundandı ilk gelen Türkmen,
Anadolu’yu öz Vatanı bilen.
Moğol’un zulmünü yok edip silen,
Aşkın ateşini çaldı da gitti.
Ta sarp Toroslardan olup hisseler
Oba, oba çölden, yaylaya kadar,
Kıyı Ak denizden Muğla’ya kadar,
Kök atıp, dal, budak saldı da gitti.
Moğol bileğini bükmek üzereyken,
Artık hemen hemen çökmek üzereyken,
Türk’ün al kanını dökmek üzereyken,
Kendi saç başını yoldu da gitti.
Selçuklu’ya sanki yoktu hiç gerek.
Bey’ler birleşmişti hep isteyerek,
Mehmet Bey, Moğol’a ölüm diyerek,
Düşman can çekişip soldu da gitti.
Göçün Türkiye’de yüz bulmasıyla,
Moğol yakasının yırtılmasıyla,
Selçukluların da kurtulmasıyla,
Yine kıvamını buldu da gitti.
Nure Sofi ilk boy kafile idi.
Beyler bir tarihi defile idi.
Ne yapsaydı Moğollar nafile idi.
Ölen öldü, kalan yıldı da gitti.
Muradına muvafıktı ki Hakkın
Nure Sofi ile olan bu akın,
Uzak zaferleri etmişti yakın
Dağ taş mehteran oldu da gitti.
Şair KEMALİ |
| |
GÜZEL İLİM
Vücut bulmuş nice bilirim,
Güzel ilim Karaman’da.
Kültür sanat dilim dilim,
Güzel ilim Karaman’da.
Konya’da yüce Mevlâna,
Aktekke’de yatır “Ana”,
Rahmet, Mü’mine Hatun’a,
Güzel ilim Karaman’da.
Tarihinden yaprak getir,
Mezarından toprak getir,
Yunus Emre’m satır satır,
Güzel ilim Karaman’da.
Kenzi ile Gufrani’den,
Kuvvet aldık beden beden,
İsa Oğuz sizle giden,
Güzel ilim Karaman’da.
İsa OĞUZ |
| |
KARAMAN’IM
Renk cümbüşü bir şenliktir,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Her yeri bahçe bağlıktır,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Aktekke, kalesi var da,
Hatuniye, Gevher burda,
Dopdoludur çeşme, türbe,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Güzel olur düğün toyu,
Üzümü bal, pekmez koyu,
Bağ, zeytinlik, Göksu boyu,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Namın duyuruyor arza,
Aktekke durak, Hicaza,
Onca köyü beş tek kaza,
Gel de bir gör Karaman’ı.
İmareti,hanlar var,
Yaylasında gezer davar,
Bostanlıklar türlü avar,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Ala koyunda, ak kuzu,
Kışı soğuk, sıcak yazı,
Sürmeli civandır kızı,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Fabrikalar şakır şakır,
Yunus Emre Lebbeyk okur,
Taşkale’si halı dokur,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Dağlarında Ceylan gezer,
Her tarafı ören mezar,
Mehmet Beyim Türkçe yazar,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Kültürüme yakar ocak,
İlim kokar köşe bucak
Selam olsun kucak kucak,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Bir devletin mirasçısı,
Cehaletin savaşçısı,
Kaynaşmış beyi işçisi,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Petek petek balımız var,
Mevlana’ya yolumuz var,
Bunca ermiş ulumuz var
Gel de bir gör Karaman’ı.
Zümrüt yeşili ormanı,
Efsanedir her bir yanı,
Kutlanıyor dil bayramı,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Buğday besler Karaman’ı,
Cennetten köşedir tanı,
Güldiken’in canı kanı,
Gel de bir gör Karaman’ı.
Durmuş ÇETİNKOL |
| |
KARAMAN
Nice âlim gelmiş geçmiş buradan,
Erenlerin diyarıdır Karaman.
Ben Yunus’u başka yerde araman,
Yunus’ların diyarıdır Karaman.
Hottoğlu, Gufrani buradan geçmiş,
Doğruluk yolunu bizlere açmış,
Yunus’un badesin elinden içmiş,
Kenzi’lerin memleketi Karaman.
Sazlarını çalıyor hep elimiz,
Yunus Emre için çarpar kalbimiz,
Mevlâna’ya uğrak verir yolumuz,
Erenlerin tekkesidir Karaman.
Yunus için çarpar bakın gönlümüz,
İzinden gidiyor bizim yolumuz,
Öz Türkçe’yi konuşuyor dilimiz,
Mehmet Bey’in diyarıdır Karaman.
Aşık Recep Yunus yolundan yürür,
Öl desinler Yunus aşkına ölür,
Sormaya gerek yok cihan da bilir,
Evliyalar yatağıdır Karaman.
Recep UZUN |
| |
BİZİM KARAMAN
Yıllar yılı dile destan ilimiz,
Erenler diyarı bizim Karaman.
İnsanlığı kucak açan yolumuz,
Erenler diyarı bizim Karaman.
Dost bağında sevgi açan gülünde,
Elimizde sazımızın telinde,
Türkü olur aşıkların dilinde,
Erenler diyarı bizim Karaman.
Öz Türkçe’miz Mehmet Bey’den hatıra,
Yunus Emre işledi her bir satıra,
Mekan oldu evliyaya, yatıra,
Erenler diyarı bizim Karaman.
Reyhan Aydın gönül verdi sazına,
Ozanlığın sırrı düştü özüne,
Büyük ilham aşıkların sözüne,
Erenler diyarı bizim Karaman.
Reyhan AYDIN |
| |
KARAMAN
Karaman'ın diyarında,
Gezmeye gel gezmeye.
Ayvalı turunç narından,
Ezmeye gel ezmeye.
Sadıkların tekkesini,
İlim irfan merkezini
Mehmet Bey’in kalesini,
Yazmaya gel yazmaya.
Aşıkların harmanında,
Nine hatun Gevher Ana
Erenlerin devranında,
Yüzmeye gel yüzmeye.
Larende bir diğer adı,
Yüz yılların yadigârı
Kaç kavim savdı uğurladı,
Sezmeye gel sezmeye.
Salur Bey’in obasına,
Sultan Valet duasına
Aşranlılar yuvasına,
Gezmeye gel gezmeye.
Yunus Emre divanına,
Mehmet Bey’in fermanına
Piri Reis limanına,
Yüzmeye gel yüzmeye.
Öz Türkçe’nin kaynağına,
Mor koyunun kaymağına,
Sadıkların oymağına,
Gezmeye gel gezmeye.
Karaman'a ulaşmak rahat,
İlim, edebiyat, sanat
Tarihte belge maslahat,
Dizmeye gel dizmeye.
Muammer ÇALAR
Aşık Çağlari
( 1999 ) |
| |
MORCALI KÖYÜ
Dede dağı ile vermenin arası,
Morcalı Köyü’nün yegâne merası.
Medeniyet diyarı gönlümün aynası,
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm.
İki mescidi vardır bir de camisi
İlkokulu, hanı, odası meclisi
Dillere destan gözün suyu çeşmesi
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm..
Fukara gönlümün sıla sevdası
Bir yanda boyalığı var ve mandırası
Görmeye değer ilginçtir manzarası
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm..
Yaslanmış yatar iki yamaçta köyüm
Özlemi var gönlümde dost düğüm, düğüm
Kınalı kekliğim ah güzel hüyüğüm
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm.
Muammer ÇALAR
Aşık Çağlari
( 1998 ) |
| |
YUNUS EMRE'M
Karaman'da yaşadığın topraklardan,
Kalktım da geliyorum Yunus Emre'm..
Morcalı deresi’nde deli çaylardan,
Aktımda geliyorum Yunus Emre'm...
Yesevi'nin köprüsünden yollarına,
Çıktım da geliyorum Yunus Emre'm..
Tabtuk Emre, Balım Sultan güllerinden,
Seçtim de geliyorum Yunus Emre'm..
Ahi Evran, Hacı Bektaş Velilerden,
Geçtimde geliyorum Yunus Emrem..
Arifler ceminde kevseri Ali'den,
İçtimde geliyorum Yunus Emre'm..
Mevlana'nın “gel yine gel” çağrısına,
Coştumda geliyorum Yunus Emre'm..
Dervişlerin himmet kağnısına kendim,
Goştumda geliyorum dost Yunus Emre'm..
Sevginin deryasına gönlümü yelken,
Açtım da geliyorum Yunus Emre'm..
Hoşgörüye davet Çağlarî'm der serden,
Geçtim de geliyorum Yunus Emre'm.
Muammer ÇALAR
Aşık Çağlari
( 1988 ) |
| |
Mehmet Bey
Şanlı Türk,ulusuna, temsili lisan .
Hoş görülü,sadık dost,o,gönlü rüşan.
Bir anıtı var,dillerde destan mı,destan.
Şanlı türk,o,Karaman Oğlu,Mehmet Bey ...
Bundan geru,dergah,divanda,her yerde,
Hükmüm,fermandır,bu iyice biline ,
Şu bizim,Türkçe latin alfabesinde ,
Şanlı Türk,o,Karaman Oğlu,Mehmet Bey ...
Sanmayın sakın siz,sadıkları ölü ,
Mehmet Bey ulusumun, goncası gülü ,
Mevlevim Der ki: "Şad olsun,ruhu gönlü"
Şanlı Türk,o,Karaman Oğlu,Mehmet Bey .
Nuri Uzun
Aşık Mevlevi |
| |
Yunus Emre
Aramayın Yunusu,yadda,yabanda!
Yunus Emrem,Larendede,Karamanda..
Gönüllerde,zikirlerde,dualarda,
Erenlerin piridir,o,Yunus Emre..
Yunus Emremdir,dervişlerin başı,
Çok kaynatmıştır,tekkelerde aşı,
Balım Sultanın,dostu,Tabtukun yoldaşı,
Aşıkların yarıdır,o,Yunus Emre ..
Derviş Yunusu,Karamanım almış ,
Nice aşıkları var,elinden kanmış,
Sevgi metai,hoşgörü,miras kalmış,
Gönüllerin eridir,o,Yunus Emre..
Yunus Emrem,onca,sadıkların Piri,
Mevlevim der,sadıklar ölmez,hep diri,
Aşıkların dövünür,divane,deli,
Gönüllerin gülüdür,o,Yunus Emre
Nuri Uzun
Aşık Mevlevi |
| |
Karaman
Karamanda varlık dolu,
Nurlanmıştır güzel yolu ,
Aşıklar Yunus’un oğlu ,
Karaman da Larende de..
Karamanda sağlık düzen ,
Görsün aşıkların gezen,
İlim yollarında özen ,
Karaman da Larende de ..
Karamanda çok erenler ,
Mevlanada hay dönerler,
Kültür sanatı severler,
Karaman da Larende de ..
Karamanın çok güzeli,
Sazları okur gazeli ,
Büyükler gelmiş ezeli ,
Karaman da Larende de..
Karamanda Yunus hocam ,
Mevlevim; o gülüm goncam,
Mehmet Beyim lisan amcam ,
Karaman da Larende de ..
Aşık Mevlevim hep ağlar,
Yunusun yolunda çağlar ,
Ne güzeldir bahçe bağlar ,
Karaman da Larende de..
Nuri Uzun
Aşık Mevlevi |
| |
Hoş Geldiniz
Mehmet Beyin,diyarında,sadıklar,
Cümle konuklarım,siz,hoş geldiniz..
Şükür cem olmuşlar, ozan aşıklar,
Fevzi Halıcı Hocam,hoş geldiniz..
Yunuslar şehrine, dernek açıldı,
Metai olanlar,bir,bir seçildi,
Kültüre,sanata,hüner saçıldı,
Kaymakamım,Beyim,siz hoş geldiniz..
İlimli,ifvetli,dostlar bulundu,
Acabalar kalktı, silinip yolundu,
Yunusların aşk,yolunda olundu,
Başkanım,Reis Beyim,hoş geldiniz..
Er olanlar çıksın,hodri meydane,
Durmayalım öyle,miskin divane,
Aşık olanlar vursan,sazın teline ,
Misafirler,cümleten,hoş geldiniz..
Aşık Mevlevim,çok söyledin yeter,
O,dostun sevdası,serrimde tüter,
Daha bu handan,niceleri geçer,
Kahvemize,sefalar getirdiniz .
Nuri Uzun
Aşık Mevlevi |
| |
Şirin Larende
Şu Konyanın, ovasında, bir belde
Yetmiş bin nüfuslu, şirin Larende
Tarihe destanlar yazmış, bir ilde
Yetmiş bin, nüfuslu, şirin Larende
İçanadoluda, merkez, bir yerde
Karadağ, torosların, eteğinde
Karamanoğlu ve mehmet beyiyle
Yetmiş bin nüfuslu, şirin Larende
Larendeliyiz, evliya, yarenleriyiz
Mevlana, Tabtuk, Yunus pirlerimiz
Öz Türkçedir, lisanı, dillerimiz
Yetmiş bin, nüfuslu, şirin Larende
Recep Uzun
Aşık Larendeli |
| |
Larende
Nice erler, konup göçtü, bu handan,
Erenlerin, diyarıdır, güzel Larende ..
Ben Yunusu, başka yerde, aramam ,
Yarenlerin, diyarıdır,güzel Larende..
Huttoğlu, Gufrani, Mevlevi Dede ,
Mehdi Baba, Tabtukatın indinde,
Kim olursan ol, gel, üstad nezninde,
Embiyalar, diyarıdır, güzel Larende ..
Aşranlılar, Kenzilerin, yanında,
Mehmet Beyim, lisan, aşina onda,
Piri Reis, Sallur Bey sancağında,
Sormaya ne hacet, iki cihanda,
Evliyalar, diyarıdır ,güzel Larende .
Recep Uzun
Aşık Larendeli |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
 |
Senem Yavuzaslan |
|
 |
Salih Aydın |
|
| Gizli Kahramanlar |
Gurbetin Penceresinden |
| Sonbaharın rüzgârında hüküm süren acılarımı savuruyorum. Tembel-leşiyorum bu mevsim... |
Karamanlı mısın evet “Haaaa…… Konya Karaman’’ diyenlere hayır yirmi iki senedir ... |
| devamı >> |
devamı >> |
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
|
|
| İstanbul Karamanlılar Eğitim Vakfı |
İstanbul'da Öğrenci Olmak |
Sizler için bir şiir...
Bir kuş havalanır Karaman’dan koklayarak toprağını, Gurbet ateşi...
devamı>> |
Üniversiteye gidecek birçok öğrencinin rüyasidir İstanbul gibi efsane olmus bir şehirde yasamak.
devamı>> |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|